|
Çocukken Bayramlardaki Turizm anlayışımız |
|
|
|
|
Yazar M.Ali GÜL
|
|
Cumartesi, 22 Kasım 2008 14:56 |
| 11.10.2008 ÇOCUKKEN BAYRAMLARDAKİ TURİZM ANLAYIŞIMIZ Kurban bayramının vazgeçilmez bir yeri vardır hayatımızda.Hele çocukken bu bayramın değeri şimdikinden 100 kat daha anlamlıydı.Çünkü yıl boyunca ilk defa doyasıya et yiyecektik.Arife günü bitmek bilmez bir türlü.Aktepe’den getirilen bayramlıkları giymekte sabırsızlanır,hatta dayanamaz 1 gün önceden sırtımıza ahenkle geçirirdik. Kirlenmesin diye olanca gayreti gösterirdik.Yoksa bizim emmolu Memmed ‘Oliç bayram üstüne s…k’diyebilirdi.Önceden bayramlar yaza denk gelirdi ya üzümler de tam yetmişken arife günü acer bekereli cirilop direksiyonlu tel arabamızla tıkırrrrrrt tıkırrrrt sesleri eşliğinde inebaliye aşşöte üzüm ithalat ve ihracatını halletmek için yola koyulurduk.Hem bu ara kurban etini yemek için biraz daha zaman kazanacaktık.Biraz hızlanalım deriz mezarlığın yanına gelince bizim bekereli tırların arkası bir o yana bir bu yana giderdi.Tam köprüyü geçince hep bir ağızdan:SABA BAYRAM BİRGÜNE AYRAN nidalarıyla ortalığı çınlatırdık.
Derken üzüm bağlarına varır yükü almak için bekereli tırların arkasını özenle boyasını çizdirmeden bağa dıkılttırırdık.Benimki 2 salkım alır Recep inki 2.5 salkım alırdı.
Bir de bakarsın vakit ilerlemiş Irak’tan petrol getirircesine garamazıda kendimizi bulurduk,tabi salkımın yarısı kasadan dışarı fırlayıp bekereler arasında ezilerek hoşaf yapmaya hazır hale gelirdi.
Gece bitmez bir türlü ki geçiler kesilsin.Her kalbimin tutuşunda rüyamda börek kısmını el çabukluğuyla benim kaptığımı görürdüm.Neyse sabah olur o büyük an gelir,bu sefer de o 2 rekatlik bayram namazı bitmezdi.Allahtan ben çocukken camide uzun bayramlaşma kuyruğu yoktu.Yoksa oracıkta şişerdim herhalde.
Emmim önce bizimkini bazlardı(keserdi).Bekle ki derisi yüzüle bizim geçinin.Tabi evin en küçüğü olmanın verdiği avantajı ganimet bilerek böreğin o gizemli bölgeden çıkmasıyla kapıp önceden hazırlanan ateşe koymam bir olurdu.
‘Aptal karnı doyunca gözü ayakkabıda olur’ misali cıcır cıcır alkan markalı lastik ayakkabımı giyerek kendimi sokakta bulurdum. Recep,Mustafa, Ali,(Cemal korkardı gatırı yemlecim derdi)vs. ile gıvrımın yolunu tutardık yayan.Cebimizde şimdiki parayla ya 2 ya 3 liramız olurdu.Arabaya binsek yecek alacak paramız bitecek,binmesek gıvrıma kadar hışımız çıkacak.Zaten güccüğüz diye arabacılarda bindirmezdi. Biz hışımızın çıkmasını tercih ederek dikinaşşa yürürdük.2 saatta falan gıvrımı boylardık.Önce bizim emmolu Mustafa atlar gatlardan,biz de ondan cesarat alarak büyük sevinçle cumburlop atlar doyasıya çimerdik.
Sonra ikindi üstü yola çıkarız. Arabalara yetişemezdik de traktörü yakalar asılıp ne kadar yol katedebilirsek kar düşüncesiyle gidebildiğimiz yere kadar giderdik.Sonra Aktepe ye gelip gayfelerin önünden gazoz kapaklarımızı toplar şalvarların cebini doldurur şangırdada şangırdada garamazıya damlar, köyde diğer gazoz kapağı olamayanlara hava basardık.
İşte bir bayram da böyle geçerdi. İnşallah size bir gün de Gazoz kapağı anılarımızı anlatacağım.
BİR DAHAKİ YAZIMIZDA BULUŞMAK DİLEĞİYLE… Yazarın diğer yazıları |
 |
|
Cumartesi, 03 Ocak 2009 22:16 tarihinde güncellendi |