|
Yazar M.Ali GÜL
|
|
Pazar, 07 Aralık 2008 15:08 |
|
Gazoz Kapağı Efendim bisikletmiş,yok Çin malı oyuncaklarmış, vay efendim tasolar masolar..Yoktu efendim yoktu daha 10 sene öncesine kadar. En lüksü bilyeli araba,biraz afeni telden taksiler,normali eski tekerleğin içine su koyup iki düzgün çubukla hızlanan adsız araba,kırmızı meşinli cücük lastiği,en adrenalini yükseği cembel ve en karmaşık duygulusu da tabiki gazoz kapağı.Şimdi size seni en çok mutlu eden nedir deseler dersiniz ki: Opel marka 2008 model Astra,Trıbleks bir daire,süslüce bir hanım kız değil mi? Evet efendim evet.Bizde ise (15 sene evvel) 10 adet coca cola,8 adet elvan,7 adet Kızılcahamam,5 adet pepsi, 2-3 adet murat isimli gazoz kapağı ile birkaç ta tevirli tüvürlü gülle (Tabi içlerinden biri gocük oyuncu olacak) en büyük sermayemiz ve mutluluğumuzdu. Ordan ötesi hayaldiŞimdi hani nerde hangisi kaldı arkadaşlar.Elinizin arkası çaman olmuş mu hiç soğuk ve çamurda mezalığın orda gülle oynamaktan? Vay sen bana üç kaldın, vay gülle daireden su içer,veya sonunda mızıkçılık yaparak hurralarla biten oyunlaruYine bir kurban bayramı arefesinde Aktepeden itina ile toplanan gazoz kapakları geldi aklıma.Anamıza şalvarın cebini büyük diktirirdik ki Aktepeye gidince toplanan gazoz kapakları emek çıkarsın diye.Doğrusunu söylemek gerekirse coca colanın pek değeri yoktu o zamanlar.Çünkü en çoğu ondandı.Hem basıp utmaca oynarken en çok onunla utulma ihtimalimiz vardı.Şangır şangır topladığımız kapakları içi içine sığmayan bir çocuk topluluğuyla ellerimizde güzel açacak yeşilimsi bir taşla Hasan emminin köprüsüne otururduk. Bazı imkanı olamayıp da Aktepeye gidemeyen çocuklara yövmiye olarak 2 gazoz kapağı karşılığında açtırma lütfunda bulunurduk. O mübarek de kendine sanki İstanbul dan yeme-içme oraya ait sigortalı dolgun maaşlı bir iş buldum sanardı.İşe başlamadan önce Hipokrat yemininden daha ağır bir yemin olan Gazoz kapağını açarken arkamı döndüğümde çalmayacağına dinine imanına yemin edermisin der,o da daha ziyadesiyle teyit eder ondan sonra açmaya başlardı.Sonra En iyi gazoz kapağını daireden çıkatttıtttıran elimin içinden büyük,mavimsi kolay pes etmeyen,çabuk Aktepeye göndertmeyen,dahası Cemallara Receplere Alilere Osmanlara mahçup ettirmeyecek ekmek kapağını asvalttan çıkartacak bir dost taş bulmak üzere derelere doluşurduk.Gören de Bor mineralleri arıyor sanar bizler.Hummalı bir arayışın sununda o dost taşlar bulunmuştur.Sıra en güçlü oyuncuları devirmeye gelmiştir.4-5 kişi ile dalipin önüne gelir o büyük dakikaları başlatırdık.En önce haysiyeti düşük coca cola kapağını feda eder,sırasıyla,pepsi,elvan vs elden çıkarılırdı.Eğer sıra şalvarın cebindeki kızılcahamama geldiyse kesin yeniliyorsun,büyük hayallerin suya düşüyor demek,yok eğer hala pepsilerde dolaşıyorsan galip gelmen an meselesidir. Yenilenlerin bahane sıralamasına gelince: 1-Bon gonülsüs oynadım 2-Benikiler hep su içördü zıllıdınız 3-Taşım oyuncu değildi 4-Yarın gösterim size! 5-Bizim evin yanından geçmezmisiniz! 6-Şu oyuncu daşımı bu yola feda ederim. İşte böyle dostlarŞimdi bir daha soruyorum: 1)Sizi en çok mutlu eden nedir 2)Mutlu olmak için illa nefsin tavanında dolaşmak mı gerekir? Yazarın diğer yazıları |
 |
|
Cuma, 10 Nisan 2009 18:29 tarihinde güncellendi |